Ne Aramak İstediniz?
 Ara 
Ne Aramıştınız?
 

Köşe Yazısı

   Durmuş ÖZOKUDAN 
  Durmuş ÖZOKUDAN  
Fatma Mehmet Cadıl Fen Lisesi Müdürü
 durmusozokudan@hotmail.com

ÜLKEMİZDE EĞİTİM VE ÖĞRETİM NASIL OLMALIDIR?
31.03.2017 16023 Kategori:Genel

Eğitim, bir milletin ve devletin bekası için, önem arz eden en büyük etkendir. Eğitime önem vermeyen milletler yok olmaya mahkûmdur. Bunun için dinimiz İslam’ın ilk emri OKU olmuştur.

Türk Milleti eğitim ve öğretime önem vermiştir. Devlet olmadan önce, töreler vardı. Törelere herkesin uyması zorunludur. Çünkü töre, o topluluğun düzenli ve disiplinli bir hayat sürmesini sağlıyordu.

Töre nedir?

Töre, Türk örf ve geleneklerinin kesin hükümleri birliğidir. Orhun kitabelerinde töresiz bir devlet veya topluluk olamayacağı belirtilmiştir. Bundan hareketle eski Türklerde kanunsuz veya hükümdarın şahsî iradesine bağlı bir yönetim şekli olmamıştır. Dolayısıyla kağanlar emirlerini, yargıçlar kararlarını töreye göre vermişlerdir. Yani halk doğrudan doğruya töre’nin himayesindedir.’

Türk Devletlerinde eğitim ve Öğretime, ne derece önem verildiyse, o dönem ilerlemiş ve kalıcı eserler bırakmışlardır. Örnek Selçuklularda Nizamül mülk sultan Alparslan dönemi, Osmanlılarda Ali Kuşcu Fatih Sultan Mehmet dönemi gibi. Türkiye Cumhuriyeti 1924 tarihinde çıkarılan Tevhidi tedrisat kanunu ile Cumhuriyet dönemimizde eğitim ve öğretim birleştirilmiş ve belirli bir sisteme oturtulmuştur.

Ülkemizde eğitim ve öğretim, 1924 yılından sonra, birçok değişikliğe uğramış ve günümüze kadar gelmiştir.21.Yüz yıla girdiğimiz bu dönemde, eğitim ve öğretimde de bazı yenilikler getirmek zorundayız. Çünkü devletimizin müreffeh ülkeler seviyesine çıkabilmesi için, taklitçi değil, düşünen, araştıran ve kendi fikirlerini uygulayan bir nesil ve topluluk yetiştirmek zorundayız. Yoksa hala gelişmiş ülkelerin hegemonyası altında olmaktan kurtulamayız.

Cumhuriyetin ilk dönemlerinde yetişmiş ve kayda değer ilim adamlarımız olmadığı için, gelişmiş batı ülkelerini takip eden bir eğitim ve öğretim vardı, ancak şimdi yetişmiş kişilerimiz ve imkânlarımız mevcuttur.

Şu anda eğitim ve öğretim taklit, yani diğer ülkelerin bulmuş olduğu buluşları okuyarak ve onları ezberleyerek zaman tüketiyoruz. Başarılı olmak, ne kadar soru çözdüğümüze ve nerede okuduğumuza bağlı. Bu sonuç ezbere dayanan eğitim ve öğretimin sonucudur. Artık ülkemiz insanlarının, yaptığı işleri düşünen, daha yeni icatlar yapan ve çok okuyan bilinçli bir topluluk olması için araştırmaya yönelik, kendi öz değerlerine bağlı milli ve manevi değerleri benimsemiş, insanlığa hizmet, hakka hizmettir prensibini kendisine düstur edinmiş topluluklar yetiştirmeliyiz. Sorgulayan topluluklar, düşünen beyinler olmalıdır yoksa başkalarına köle olmaktan kurtulamayız. Günümüz bilgi çağı, teknoloji çağı, Peygamberimiz bir hadisinde ’Düşmanın silahı ile silahlanınız’ buyuruyor. Bu gün gelişmiş ülkelerin silahları ilim,teknoloji ve bilgidir.

O halde ne yapmalıyız?

1-Eğitim ve öğretim sistemi yeniden gözden geçirmeli.

2-Ezbere dayanan eğitim ve öğretim değil, kendi buluşlarını yapan, araştıran ve sorgulayan bir eğitim ve öğretim sistemi getirmeli.

3-Yüksek öğretime geçiş yeniden düzenlenmeli.

4-İlkokul, ortaokul ve ortaöğretime geçiş sistemi yeniden ele alınmalı.

5-İlkokuldan itibaren öğrencilere milli ve manevi değerler öğretilmeli ve benimsetilmelidir ki; bilinçli topluluklar yetiştirilmelidir.

6-Eğitim ve öğretim ile ilgili yapılan çalışmalar günü birlik çalışmalar değil, kalıcı ve devamlılığı olan uzun soluklu eğitim ve öğretim politikaları oluşturulmalıdır. Zaman içerisinde sadece yeniliklere uyum sağlayacak değişiklikler yapılmalı, ancak ana hedefler değiştirilmemeli.

O zaman, bu ülkeyi durdurabilecek hiçbir millet ve devlet olmayacaktır. Bu ülkeyi bizlere bırakan ecdat, dünyadaki en kıymetli varlığı olan canlarını vererek bu toprakları yurt olarak bıraktılarsa, bizlerde onlardan almış olduğumuz bu emaneti, koruyup geliştirip gelecek nesillere teslim etmeliyiz. O vakit görevimizi yapmış sayılırız.

Saygılarımla.

 

Yazıyı Paylaşın: